Günün Albümü 31 Ekim 2019

Teoman – “Gönülçelen”


‘90’ların ikinci yarısında Türkiye’de “rock” müziğin genç kuşağı popüler kültüre yavaş yavaş giriyor, ana akımla tanışıyordu. Önceki kuşaktan farklı olarak bu yeni neslin müziği daha kentli, daha batılı ve daha az protestti. Hatta kimileri hiç protest değildi; derdi sadece kendiyleydi. Belki ‘90’lar kuşağının aradığı da tam olarak buydu. Şeker şurup poptan daha sert ama apolitik.


Teoman tam da o arayışın karşılığı olabilirdi. Oldu da… 1997 yılında yayımlanan ve kendi adını taşıyan ilk albümüyle dikkat çekti, 1998’de yayımlanan ikinci albümü “O” ile kendi kulvarında bir stara dönüşüverdi. Bilen biliyor, tanıyordu zaten ama mesele geniş kitlelerin, “rock” dinlemeyenlerin ilgi alanına girmesiydi ki “O” albümündeki şarkılar bunu kısa sürede sağladı.


2000’de yayımlanan “Onyedi”nin sonraki yıllarda kanıksayacağımız Teoman stilinin kendini iyiden iyiye gösterdiği albüm oldu. Romantik serseri, uyumsuz, “ıssız”, tepeden tırnağa büyük şehirli genç adam şarkılarıydı bunlar. “Onyedi” albümü neredeyse her şarkısıyla “hit” olunca ve üstüne üstlük “remix”lerden oluşan bir kısaçalarla da desteklenince, peşi sıra gelecek albümün önünü de açmış oldu. Teoman artık öksürse satar, dile düşerdi ama o öksürmedi. Yine her bir şarkısı “hit” olacak “Gönülçelen” albümünü hazırladı ve albüm 2001 yılı Kasım ayında piyasaya sürüldü.


Bir önceki albümdeki gibi bu albümde de iki “cover” vardı: Barış Manço’dan “Anlıyorsun Değil mi?” ve Özdemir Erdoğan’dan “Sevdim Seni Bir Kere”. Her ikisi de ‘80’lerde popüler olmuş bu iki şarkı bir kuşak tarafından Teoman şarkısı olarak bilinecek ve sevilecekti böylece. Albümdeki diğer sekiz şarkı ise söz ve müzikleri Teoman tarafından yazılmış şarkılardı. Prodüktör olarak Murat Akad’ın, aranjör olarak ise Teoman, Burhan Kulle, Burak Kulaksızoğlu ve Arbak Dal’ın imzaları vardı albümde.


Hem şarkı sözleri hem de müziklerin birbiriyle bağlantısı, bütünlüklü “sound”, bir önceki albümün, dolayısıyla da o albümün başarısının devamını getiriyordu. Nitekim bir önceki albümün parlak işlerinden “Zampara’nın Ölümü” de, ikinci ve son kısmıyla yer alıyordu bu albümde. Yanı sıra “İstasyon İnsanları”, “İstanbul’da Sonbahar”, “Doktor” ve albüme adını veren “Gönülçelen” teker teker “hit” olabilcek güçteydi ki oldular da. “Soluk Soluğa” ise Türkçe sözlü müzikte hiç alışık olmadığımız kadar “erotik” sözleriyle Teoman’ın daha sonra yapacağı bu tür şarkıların öncülerinden biriydi.


“Gönülçelen” albümü geçtiğimiz günlerde Murat Akad ve Universal işbirliğiyle plak olarak basıldı. Albümü bu vesileyle tekrar dinleyince albüm kültürünün neredeyse unutmak üzere olduğumuz tadına yeniden vardım. Dinlediğim her bir şarkıdan ayrı mutlu oldum, ayrı yaşanmışlıklar hatırladım. 2001 yılında çıkmış bir albümün nostaljik duygu vermesine biraz bozulduysam da yakın bir geçmişte memlekette böylesi albümler yapılmış olmasından haz duydum. Şu kötü zamanlar gelip geçtiğinde yine böyle albümler yapmak isteyenlere rehber olacaklar listesine pekâlâ konulabilir “Gönülçelen”. Plak olarak arşivlere koyabilmek çok kıymetli o yüzden.  

Yavuz Hakan Tok

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme