"Kız Amatör, Heyecanlanabilir!"

Seninle Üç Dakika

1981 - 3. Bölüm

Zerrin’in Yerine Kim Geçecek?


Bir gece önce ekranda Modern Folk Üçlüsü ile birlikte “Dönme Dolap”ı seslendiren Zerrin Özer, 29 Aralık Pazartesi günü Ankara’da düzenlediği basın toplantısında yarışmadan çekildiğini açıklıyordu.

Aslında gazeteciler ilk sinyalleri Zerrin Özer’in basın toplantısından birkaç gün önce Ali Kocatepe’den almışlardı. Kocatepe, Zerrin’in yarışmadan çekilebileceğini ve yerine Nükhet Duru’yu davet edebileceklerini fısıldamıştı gazetecilerin kulağına. Zerrin Özer basının karşısına geçtiğinde dayısının kızının bir cinayete kurban gitmesinden dolayı yaşadığı üzüntülü günleri yarışmadan çekilmesine gerekçe gösteriyordu: “Ayrıca, bu yarışma sırasında da ikinci plana itildiğimi anladım. Bana bunu çok sayıda dostum söyledi,” diyen Zerrin, toplantı esnasında basın mensuplarının ardı ardına sorduğu sorular karşısında daha fazla dayanamayıp ağlamaya başlayacaktı.


Ali Kocatepe ve Zerrin Özer’in iş ortaklığı da sona ermişti çünkü Zerrin artık menajeri olarak Ali Kocatepe ile çalışmayacağını söylüyordu. Zerrin’in Modern Folk Üçlüsü ile birlikte yarışmaya girmekten duyduğu rahatsızlık zaten başından beri konuşuluyordu. Söylenenler doğru çıkmış, ipler kopmuştu. 


Nitekim birkaç gün sonra bu defa Ali Kocatepe, yanında Modern Folk Üçlüsü’nden Doğan Canku olduğu halde bir basın toplantısı düzenleyecek ve Zerrin hakkında sorulan sorulara şöyle yanıt verecekti: “Zerrin şartları baştan biliyordu. TRT’ye herhangi bir başvurusu olmayan Zerrin’i vokalist kontenjanımızdan faydalanıp aramıza aldık. Tek başımıza elde ettiğimiz başarımızı onunla paylaşmaktan kıvanç duyduk. O ise küçük hesaplar peşinde. Hem ayıp hem kendine yazık etti... Onu yıllar önce daha amatör bir şarkıcı iken elinden tutup kamuoyuna ilk kez lanse eden Modern Folk Üçlüsü idi. Yıllar önce bu topluluğun yanında şarkı söylemenin kendisi için ne büyük şeref olduğunu unutan Zerrin, bugün böyle bir sarhoşluk içinde. Yanında kendisi ile birlikte bu şarkıyı yorumlayan Modern Üçlüsü’nden şikayetçi olup harcandığını söyleyebiliyor.”

Kim haklı kim haksızdı bilinmez ama Ali Kocatepe’nin söylediklerinde şöyle bir doğruluk payı vardı. Zerrin henüz tanınmıyorken, ilk kez Modern Folk Üçlüsü’nün amatör sesleri ekrana çıkardığı bir programla kamera karşısına geçmiş ve şöhrete giden yolda ilk adımı böyle atmıştı.


Aynı basın toplantısında Ali Kocatepe, Nükhet Duru’ya basın yoluyla açık çağrı yapıyor ve çağrısını kendisine özel olarak yinelemeyeceğini ifade ediyordu, aynı çağrıyı Sezen Aksu ve Ajda Pekkan’a da yaptıklarını söylemeyi ihmal etmeden. “Eğer üçü birden evet derlerse çok seviniriz. Nükhet, Ajda ve Sezen’le birlikte çalışmaya, yarışmaya hazırız,” diyordu Kocatepe, şarkısına ne derece güvendiğinin altını çizercesine. İşler hiç beklenmedik şekilde tersine dönmüş ve Ali Kocatepe kısa süre öncesine kadar yarışmada en büyük rakibi olarak gördüğü Nükhet Duru’yla ittifak kurma noktasına gelmişti.


Ya Nükhet Duru cephesinde neler oluyordu? Yarışmayı kazanma şansı çok yüksek görülen şarkılardan biri olan “Dönme Dolap” hiç beklemediği anda Türkiye’yi temsil etme fırsatını getirmişti Nükhet Duru’ya. Peki o, bu fırsatı değerlendirecek miydi?

Zerrin Özer ve Ali Kocatepe’nin Ankara’da düzenledikleri basın toplantılarına karşılık birkaç gün sonra bu kez Nükhet Duru, İstanbul’da basının karşısındaydı. Ali Kocatepe’nin çağrısına Duru’nun cevabı çok kısa ve kesindi: “Hayır! Konusunu dahi kendim hazırladığım ve inandığım şarkı ‘İstanbul İstanbul’ ile bu seneki sıramı savmış bulunuyorum. Kısmet gelecek seneye. ‘Dönme Dolap’la yarışmam söz konusu değil.”


Peki şimdi ne olacaktı? Sezen Aksu ve Ajda Pekkan ihtimallerinin çok ama pek düşük olduğu, hatta bu davetlerin biraz da nezaket icabı olduğu biliniyordu. Nitekim her iki isimden de bir cevap gelmedi. Ali Kocatepe büyük oynamış ama kaybetmişti. Şimdi herkes “Dönme Dolap”ta Modern Folk Üçlüsü’ne eşlik edecek kadın şarkıcının kim olabileceğini konuşuyordu.


“Bu Kızdan Spiker Olmaz!”

1981 yılını karşılayan yılbaşı gecesi Türk televizyon tarihinde ilk kez ekrana bir dansöz getirilecek, 1978 yılında çekildiği halde o yıl gösterilmeyip arşive kaldırılan ve nihayet iki sene sonra ortaya çıkan görüntüleriyle Nesrin Topkapı, Türkiye’de televizyona çıkan ilk dansöz payesine hak kazanacaktı. 


Aynı yılbaşı gecesi ilk kez ekranlara gelen ve daha önce kimsenin adını sanını duymadığı Kibariye, müzik dünyasına bomba gibi düşecek ve bu kara kuru çingene kızı bir gecede meşhur olmakla kalmayıp, tüm ‘80’li yıllar boyunca arabesk müziğin giderek hız almasında başrollerden birini oynayacaktı.


1981 yılı ocak ayında Ayşegül Aldinç ismi bir kez daha gazete manşetlerine taşındı. Aldinç, bir süredir hazırlanmakta olduğu TRT spikerlik sınavını kaybetmişti. Ayşegül Aldinç, yıllar sonra bu konuda şöyle konuşacaktı: “Nasılsa bu kız yarışmada finale kalıp şarkıcılık yolunda adım attı, artık bundan spiker olmaz, gitsin şarkıcı olsun dediler ve beni spiker yapmadılar.”


Nitekim “bu kız” tam da o günlerde, hiç kimsenin aklına gelmeyen bir ihtimalin gerçekleşmesi sonucu Eurovision Şarkı Yarışması finalinde bir anda şansı en yüksek isimlerden biri haline gelecekti. Bir kadın vokal arayışı içinde olan “Dönme Dolap” ekibi ve erkek vokal arayışı içinde olan “İstanbul İstanbul” ekibi kendi aralarında sessiz sedasız anlaşmışlardı. “İstanbul İstanbul”da Modern Folk Üçlüsü Ayşegül Aldinç’e, “Dönme Dolap”ta ise Ayşegül Aldinç Modern Folk Üçlüsü’ne vokal yapacaktı. Böylece finalde yarışacak altı şarkıdan ikisi aynı ekip tarafından seslendirilecekti.


Başından beri en fazla tartışma yaratmış iki şarkının akıbeti artık belli olmuştu. Şimdi gözler 14 Şubat gecesi yapılacak büyük finaldeydi.

2 Şubat günü şarkıların büyük orkestra için yapılmış düzenlemelerinin TRT’ye teslim edilmesiyle birlikte planlanan takvim işlemeye başladı. 5 ve 6 Şubat tarihlerinde büyük orkestra İstanbul Radyosu’nda ilk provalarını yaptı. 9, 10 ve 11 Şubat tarihlerinde ise Kuruçeşme Stüdyoları’nda solistli provalar alındı. 


Final gecesi ekipler şarkılarını orkestra eşliğinde canlı seslendireceklerdi ancak bu canlı kayıtlar, önceden banda alınacaktı. Çekimler 12 Şubat günü yine TRT Kuruçeşme Stüdyoları’nda yapıldı.


Yarışma şarkılarının önceden canlı kaydedilmesi ve final gecesi banttan yayınlanması ilk kez denenen bir yöntemdi. Besbelli ki 1979 yılında final gecesi yaşanan teknik aksaklıklar bu kararda etkili olmuştu. TRT’nin henüz kullanmaya başladığı yeni ve modern televizyon stüdyolarında yapılan çekimler, istenen teknik kaliteyi sağlasa bile canlı yayın heyecanından uzak gerçekleştirilecek ve bu da şarkıcıların performansları konusunda adil karar alınmasını engelleyecek bir handikap olarak gündeme getirilecekti.


“Miras”, “Bigudi” ve “Nerde O Eski Tangolar” ekiplerinde tanıtım filmlerinin yayınlanmasından bu yana bir değişiklik olmamıştı. “İstanbul İstanbul” ve “Dönme Dolap” ekiplerinin aldığı son hal de herkesin malumuydu. “Dostluk” ekibinde ise vokalist değişikliği yapılmış ve Kayahan’a eşlik eden eski vokal grubundan sadece Şenay Algaç kalırken, yeni vokalistler Rezzan Diniz, Greys Küçükgüzel ve Karen Gerson olmuştu.


Basın mensuplarının kısıtlı sürelerle stüdyoya alındığı çekimler hayli renkli geçecek, ekipler büyük orkestraya göre yeniden düzenlenmiş şarkıları, dansları ve final gecesi için özel hazırlanmış kostümleriyle göz dolduracaklardı. 


Stüdyoya yaklaşık yarım metre yüksekliğinde bir sahne kurulmuş, orkestra bu sahnenin hemen önünde zemin hizasına yerleşmişti. Şarkıcılar şarkılarını orkestradan yüksekte kalan bu platform üzerinde seslendirmişlerdi. Daha provaların ilk gününde, söz konusu platformun yeterince geniş olmaması nedeniyle huzursuzluk yaşanacak ve dans edecek ekipler, koreografilerini sahnenin darlığını göz önünde bulundurarak yeniden düzenlemek zorunda kalacaklardı.  


Takvimler 14 Şubat Cumartesi gününü gösteriyordu. Herkes için heyecan had safhadaydı. 12 Eylül sonrası sokağa çıkma yasakları nedeniyle gece hayatı sekteye uğramış, insanlar evlerinden çıkmaz olmuştu. Televizyon, enerji tasarrufu nedeniyle günde üç saate düşürülen yayın akışına rağmen halkın tek eğlencesiydi. Üstelik tek kanallıydı. Dolayısıyla ekran başındakiler kadar Kuruçeşme Stüdyosu’nda toplanmış şarkıcılar, besteciler, söz yazarları ve TRT ekibi de biliyordu ki o gece ülkede televizyon olan her evde az sonra başlayacak canlı yayın izlenecekti.


Teknik Bir Arıza

Soğuk bir kış gecesi başlıyordu. İstanbul kar altındaydı. Haberleri müteakip ekranda hava durumu vinyeti göründüğünde nefesler tutulmuştu. İşte ne olduysa o dakikada oldu. Canlı yayın başlaması gereken saatte başlamadı. Onun yerine televizyon ekranlarına kar manzaraları eşliğinde saz eserleri gelmişti. “Teknik bir arıza” açıklamasının hemen ardından yayınlanmaya başlayan “İtalya’dan Müzik” programında Caterina Caselli’nin şovunu izlemek zorunda kalan ekran başındakiler çaresiz, merakla bekliyorlardı. İstanbul’da neler oluyordu?


O sırada Kuruçeşme Stüdyoları’nda telaş ve panik hakimdi. Finalde yarışacak ekipler, yayını izlemeleri için kurulmuş büyük ekranlı monitörün karşısında kalakalmışlardı. Stüdyoyu besleyen trafoda meydana gelen arıza nedeniyle canlı yayını gerçekleştirecek cihazlar çalışmıyordu. İETT’den gelecek arıza ekibi bekleniyor, trafonun anahtarı TRT yetkililerinde bulunmadığı için arızaya müdahale edilemiyordu. Neden sonra beklenen ekip gelecek, arıza giderilecek, tam 49 dakika gecikmeyle de olsa canlı yayın nihayet başlayacaktı.


Yayını Bülent Özveren ve Canan Kumbasar sunuyordu. Stüdyonun bir ucunda üç basamaklı bir set oluşturulmuştu. Ekipler bu basamaklarda oturuyor ve iki gün önce yapılan çekimlerin ekrana gelmesini bekliyorlardı. Nitekim finalist altı şarkı sırayla bir defa, ardından bir kez daha ekrana getirildi.


Ekrana getirilen görüntüler daha önce yapılan çekimlerle kıyaslandığında, ekiplerin bu defa epeyce hazırlık yaptıkları görülebiliyordu. 


Gerek özel hazırlanmış kostümler gerekse şarkılar için hazırlanan şovlar bunu gösteriyordu. Ne var ki orkestra eşliğinde yapılmış canlı icralar ekran başındaki herkesi hayal kırıklığına uğratacaktı. 


Yapılan çekimlerde kimi kez orkestranın, kimi kez de şarkıcıların sesleri yeterince duyulmuyordu. Canlı yayının teknik risklerinden kaçınmak için önceden kayıt yöntemini seçen TRT, o günlerde artık olmazsa olmaz haline gelmiş teknik aksaklıkların bir kez daha kurbanı olmuştu.


Şarkıların ikinci kez ekrana gelmesinden hemen sonra halk jürilerinin oluşturulduğu illere sırayla telefon bağlantısı yapılmaya başlandı. 


Stüdyoda hazırlanmış pano, birer ikişer puanlarla doluyor, halk jürilerinden oylama sonuçları alındıkça birincilik çekişmesinin “Dönme Dolap”, “Bigudi” ve “İstanbul İstanbul” arasında olacağı belirginleşiyordu.


“Kız Amatör, Heyecanlanabilir”

Sonuç hiç kimse için sürpriz olmadı. “Dönme Dolap” dokuz ilden altı tam puan almış ve toplamda 87 puanla geceyi birincilikle bitirmişti. 


Ona en yakın puanı alan şarkı “Bigudi”ydi. “Bigudi” 66 puanla ikincilik tahtına oturmuştu. Üçüncülüğü 63 puanla “İstanbul İstanbul”, dördüncülüğü 59 puanla “Miras” kazanmış, son iki sırayı ise 42 puanla “Nerede O Eski Tangolar” ve “Dostluk” paylaşmıştı. 


Ertesi gün ülkede yayınlanan gazete ve dergilerin hemen hepsinde benzer bir manşet vardı: “İrlanda’da ‘Dönme Dolap’ Dönecek!”


Elbette final gecesi de dedikodulardan, iyi ya da kötü yorumlardan ve hatta suçlamalardan nasibini alacaktı. Final ertesinde gazete ve dergilere yansıyan kimi yorumlar şöyleydi:

Ülkü Aker: “Ali Kocatepe’nin şikesini hala kimse anlayamadıysa şaşarım doğrusu. Her şeyden önce Ayşegül Aldinç’in kılığı dikkati çekti. Önceki çekime çift giysi getiren ve iki değişik saç modeliyle izlenilen Aldinç, finale ‘Dönme Dolap’ın giysisi ve saç modeliyle gelmişti. Sanki finale hazırdı. Sonucu biliyordu!”         

Erol Evgin: “Ayşegül Aldinç’in fiziği güzel ama ses olarak zayıf kalıyor. Profesyonel değil. İrlanda’da Modern Folk Üçlüsü’nün önde olması daha yerinde olur. Kız amatör, heyecanlanabilir!”


Yeşil Giresunlu: “Bir kez daha görüldü. TRT’de büyük yolsuzluk var. Bu iş birkaç kişinin dümenine bırakılmıştır.”

Ferdi Özbeğen: “Turizm gücümüz açısından ‘İstanbul İstanbul’un birinci gelmesini istiyordum. ‘Dönme Dolap’ eski operetlerin, müzikallerin müziklerine benziyor. Sonucu hayretle karşıladım.”  


Esin Engin: “Daha önceden her şey belliydi. Bu yüzden sonuçlar hakkında yorum yapmıyorum.”

Nükhet Duru: “Ali Kocatepe’yi, Modern Folk Üçlüsü’nü ve Ayşegül Aldinç’i tebrik ederim. Kazanamayan arkadaşlar kesinlikle morallerini bozmasınlar, gelecek yarışmalar için hazırlansınlar.”


Artık hedef İrlanda idi. Öncelikle her yarışmada adet olduğu üzere, şarkı yeniden elden geçirilecekti. Türkiye finalinde jüri oylarını toplamasında bir hayli etkisi olduğu aşikâr olan kimi alaturka nağmeler törpülenecek, şarkı olabildiğince Batılı bir hale bürünecek, bu arada süresi de 10 saniye uzayacaktı. Yayın yasağı başlamış olduğu için tüm bu ayrıntılar meraklıları tarafından basından takip ediyor, şarkının yeni versiyonunun dinlenebilmesi içinse biraz daha zaman geçmesi gerekiyordu.

DEVAM EDECEK

GELECEK BÖLÜM: "DÖNME DOLAP DÖNÜYOR" 

YAZI DİZİSİNİ İLK BÖLÜMÜNDEN İTİBAREN OKUMAK İÇİN TIKLAYIN 

Yavuz Hakan Tok

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder